CHP’Lİ Çekmeköy Belediyesinin 2025 yılında gerçekleştirdiği ve yaklaşık 30 milyon TL bedelle sonuçlanan iletişim ve tanıtım ihalesi yeniden kamuoyunun gündeminde.

İhale kapsamında yer aldığı belirtilen en dikkat çekici projelerden biri olan Çekmeköy TV, 2026 yılının ilk yarısı sona ermesine rağmen hâlâ hayata geçirilmedi. Oysa Belediye Başkanı Orhan Çerkez, göreve geldiğinde şeffaf belediyecilik anlayışıyla hareket edeceklerini, belediye ihaleleri, meclis toplantıları ve belediyenin birçok faaliyetinin kurulacak Çekmeköy TV üzerinden canlı olarak yayınlanacağını açıklamıştı.
Ancak aradan yaklaşık iki buçuk yıl geçmesine rağmen ne Çekmeköy TV yayına başladı ne de vaat edilen şeffaf yayın sistemi hayata geçirildi. Bu durum, kamuoyunda ihale kapsamında üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.
Kamuoyunun cevap beklediği sorular ise şöyle:
Çekmeköy TV için bugüne kadar ne kadar ödeme yapıldı?
Sözleşmede yer alan yükümlülükler eksiksiz yerine getirildi mi?
Kanal neden hâlâ yayına başlamadı?
İş teslimleri ve hak edişler hangi kriterlere göre onaylandı?
Proje tamamlanmadıysa kamu zararı oluştu mu?
İhale kapsamındaki diğer hizmetler eksiksiz olarak yerine getirildi mi?
Öte yandan, kamuoyunda 123 milyon TL’lik kültür organizasyonu ihalesini alan firmanın sahibi olan kişinin eşi Gökhan Balcı’nın yaptığı açıklamalarda, Çekmeköy TV’nin fiilen bulunmadığını ve projenin evraklar üzerinde kaldığını öne sürdüğü kamuoyuna yansımıştı. Bu açıklamalar da Çekmeköy TV projesine ilişkin tartışmaları daha da büyütmüştü.
Yine aynı dönemde Gökhan Balcı, sosyal medya ihalesinin arkasındaki ismin Erhan Öztürk olduğunu öne sürmüş ve bu yönde kamuoyuna açıklamalarda bulunmuştu. İkili arasında yaşanan tartışmalar uzun süre gündemde yer almıştı.
Bugün gelinen noktada ise dikkat çeken başka bir tablo ortaya çıkıyor. 2026 yılında sosyal medya ihalesinin önceki yıl olduğu şekilde yeniden yapılmadığı görülürken, geçmişte kamuoyu önünde karşı karşıya gelen Gökhan Balcı ile Erhan Öztürk’ün bugün birlikte hareket ettiği görülüyor. Erhan Öztürk’ün hem Çekmeköy Belediyesinde danışman olarak görev yaptığı hem de Gökhan Balcı’nın moderatörlüğünü üstlendiği kamuoyunda biliniyor.
Bunun yanı sıra siyasi kulislerde ve bazı belediye meclis üyeleri arasında, moderatörlük hizmeti karşılığında “sus payı” niteliğinde faturalar kesildiği yönünde çeşitli iddialar da dile getiriliyor. Bu iddialar hakkında bugüne kadar kamuoyuna yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor.
Öte yandan, 2025 yılında gerçekleştirilen yaklaşık 30 milyon TL’lik iletişim ihalesinin 2026 yılında aynı şekilde yenilenmemesi de dikkat çeken gelişmeler arasında gösteriliyor. Buna ilişkin resmi bir açıklama yapılmış değil.
Bunun yanında kamuoyunda 123 milyon TL’lik kültür organizasyonu ihalesi olarak bilinen sözleşmenin önceki döneme göre önemli ölçüde büyümesi de belediyenin iletişim ve organizasyon harcamalarının yeniden sorgulanmasına yol açıyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında Çekmeköy kamuoyu belediyeden şu sorulara açık cevap verilmesini bekliyor:
Şeffaf belediyecilik anlayışıyla vaat edilen Çekmeköy TV’nin bugünkü durumu nedir?
Yaklaşık 30 milyon TL’lik ihale kapsamında bugüne kadar hangi işler teslim edildi, hangi ödemeler yapıldı ve kamu kaynakları karşılığında hangi somut hizmetler üretildi?
Çekmeköy TV neden hâlâ yayına başlamadı?
2025 yılında yapılan iletişim ihalesi neden 2026 yılında aynı kapsamda yenilenmedi?
Erhan Öztürk’ün belediyedeki danışmanlık görevi ile moderatörlük faaliyetleri arasında herhangi bir görev veya çıkar çatışması bulunuyor mu?
Siyasi kulislerde dile getirilen iddialar hakkında belediye yönetiminin veya ilgili kişilerin bir açıklaması olacak mı?
Şeffaf belediyecilik söyleminin en önemli vaatlerinden biri olan Çekmeköy TV’nin hâlâ hayata geçirilmemiş olması, kamu kaynaklarının kullanımı ve verilen sözlerin yerine getirilmesi konusunda tartışmaların sürmesine neden oluyor.
Kamuoyu şimdi, hem yaklaşık 30 milyon TL’lik iletişim ihalesi hem de Çekmeköy TV projesiyle ilgili tüm süreçlerin şeffaf biçimde açıklanmasını bekliyor. Yapılacak ayrıntılı ve belgelerle desteklenmiş bir açıklamanın, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin güvenin güçlenmesi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.
FlasHaber.com.tr