Siyaset kulislerinde son dönemde en çok tartışılan ve seçmenin tepkisini çeken bir akım var: “CHP’li sığınmacılar.” Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı olmasının ardından, perde arkasındaki Ekrem İmamoğlu ile birlikte dizayn ettikleri belediye başkan adaylarının seçim sonrası sergiledikleri tutum, Türk siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Seçim kazanıldıktan kısa süre sonra AK Parti’ye geçme hazırlığı yapan –ya da çoktan geçen– bu isimlerin sicillerine bakıldığında tablo oldukça net: Çoğunluğu haklarındaki şaibe ve yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen, bu iddiaları örtbas etmek ve iktidarın koruma kalkanı altına girmek adına renk değiştiren profillerden oluşuyorlar. Kamuoyu bu transferleri hayretle izlerken, konuyu en sert şekilde eleştirenler ise bizzat AK Parti seçmeninin kendisi.

AK Parti Kendi Ayağına mı Kurşun Sıkıyor?
AK Parti yönetiminin; CHP’nin ne hizmet üretebildiği ne de bütçesini doğru yönetebildiği, adı şaibelerle anılan bu belediye başkanlarını partiye katarak adeta kendi kalesine gol attığının farkında bile olmadığı konuşuluyor.
Oysa denklemi kurmak bu kadar zor olmamalı:
Adayların sicillerine,
Gerçek anlamda bir hizmet üretip üretmediklerine,
Bütçelerini nereye harcadıklarına,
Ve en önemlisi, belediyelerin kendi resmi sosyal medya hesaplarında “hizmet” adı altında paylaştıkları projelerin altında vatandaşların yazdığı isyan dolu yorumlara bakmak yeterli.
Buna rağmen bu isimleri bağrına basanların, partiye fayda değil büyük bir zarar getirdiğini görmemesi siyasi akılla izah edilebilecek gibi değil.

Çekmeköy’de “İntihar” Hamlesi: Orhan Çerkez Vakası
Bu çarpık tablonun son ve en çarpıcı adresi ise Çekmeköy. Son 3-4 gündür Çekmeköy kamuoyunda, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in AK Parti’ye geçeceği yüksek sesle konuşuluyor. Çerkez cephesinden konuya ilişkin henüz resmi bir yalanlama gelmiş değil.
Ancak, Çekmeköy’de durum ortada: Ailece adlarının karıştığı yolsuzluk iddiaları, başarısız yönetim biçimi ve belediyeyi adeta aile şirketi gibi yönetme anlayışı, ilçede büyük bir infial yaratmış durumda. Normal şartlar altında, Çekmeköy’de gelecek yerel seçimlerin AK Parti için çantada keklik olduğu, aday kim olursa olsun seçimi kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu.
İşte tam da bu yüzden soruyoruz: AK Parti, seçimi kazanması bu kadar garanti olan bir ilçede, Orhan Çerkez’i “sığınmacı” statüsünde saflarına katarak hangi akla hizmet etmektedir? Bu hamle, adeta kendi ayağına kurşun sıkmak, bile bile lades demektir.
600 Milyondan 2.5 Milyara: Borç Batağı ve Kayıp Bütçeler
Orhan Çerkez yönetiminin Çekmeköy Belediyesi’ni getirdiği ekonomik tablo ise skandalın boyutunu gözler önüne seriyor: Göreve geldiğinde AK Partili eski Başkan Ahmet Poyraz’dan 600 milyon lira borçla devralınan belediye, bugün 2,5 milyara yakın devasa bir borç batağının içine sürüklenmiş durumda. Üstelik devralınan 600 milyonluk borcun çok büyük bir kısmı, henüz vadesi bile gelmemiş düzenli ödemelerden oluşuyordu.
Ortada somut ve kalıcı tek bir hizmet dahi üretilmemişken; 6 ila 7 milyar liralık dev bütçelerin nereye harcandığı, bu paraların hangi deliklere gittiği ise halkın en temel sorusu olarak yanıt bekliyor. Hizmet yok, eser yok ama dağ gibi büyüyen milyarlık borçlar var!
Peşkeş Çekilen Rantlar ve Devasa Yolsuzluk İddiaları
Gözler şimdi hem Orhan Çerkez’e hem de AK Parti genel merkezine çevrilmiş durumda. Sormak gerekiyor:
Tek bir ihalede 58 milyon lira gibi devasa bir farkın oluştuğu, kamu yararının zerresinin gözetilmediği ve tamamen “adrese teslim” olduğu aşikar yolsuzluk iddialarına imza atmış bir ismi partiye almak AK Parti’ye tam olarak ne kazandıracak?
Daha da vahim iddialar Çekmeköy’ün dört bir yanında dillerde dolaşıyor:
Yıllık kira bedeli piyasada 60 milyon lira tutacak belediye yerinin, kime ve hangi ilişki ağıyla olduğu bilinmeyen bir şekilde sadece 1 milyon 200 bin liraya kiraya verildiği iddia ediliyor. Karı-koca, emekli maaşlarından başka resmi bir geliri bulunmayan bu başkanın ve ailesinin mal varlıklarına acilen bir bakılmalı, “Bu servet nereden geliyor?” sorusu yüksek sesle sorulmalıdır.
Ayrıca daha inşaat müracaatı dahi yapılmadan hafriyatı alınan 200 küsur daireli devasa bir projenin perde arkasındaki gerçek sahibi ya da ortağının Orhan Çerkez olduğu iddiaları Çekmeköy kamuoyunda infial yaratmış durumda. Bu şaibeleri sırtında taşıyan bir ismi AK Parti’ye katmak partiye ne kazandıracak?
Çekmeköy Seçmeni Mumla Ararken Bu Tehdit Neden?
Çekmeköy’de halk, hizmetten mahrum kalmış bir şekilde adeta AK Parti dönemini mumla ararken; parti yönetiminin Orhan Çerkez’i bünyesine katma fikri bile insanları şimdiden tepkili hale getirmiş durumda. Öyle ki bu hamle, Çekmeköy’de seçimi “Ne AK Parti ne de CHP kazanabilir” denilecek bir siyasi çıkmaza ve tıkanıklığa sürüklüyor.
Şimdi merak edilen sorular şunlar:
Orhan Çerkez’i AK Parti’ye katmak onu geçmişteki ihale yolsuzluklarından aklayacak mı?
Bu transferle birlikte hakkındaki soruşturmalar bir anda duracak mı, üzerleri örtülecek mi?
AK Partili aklı başında herhangi bir yetkili, Orhan Çerkez’in sosyal medyada “hizmet” diye pazarlamaya çalıştığı projelerin altındaki vatandaş yorumlarına bir kez baksın! Görecekleri tek şey, halkın öfkesi ve hayal kırıklığıdır.
Çünkü Çekmeköy’de Orhan Çerkez demek, AK Parti için siyasi bir intihar demektir. Seçmeni hor gören, sicili şaibeli isimleri siyasi sığınmacı olarak kabul eden bu anlayışın faturasını, inatla görmezden gelinen o sandıkta yine AK Parti ödeyecektir.
FlasHaber.com.tr