Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin yıldönümünde, TÜBA tarafından hazırlanan “Deprem, Kentsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Şehirler” adlı kapsamlı bilimsel eser yayımlandı. Kitap, yalnızca yıkılan binaları değil; ihmal edilen politikaları, ertelenen sorumlulukları ve toplumsal vicdanı da masaya yatırıyor.

6 Şubat’ın yıldönümünde yayımlanan “Deprem, Kentsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Şehirler”, kaybedilenleri anmanın ötesinde, aynı acıların tekrar yaşanmaması için bilimsel aklı ve toplumsal vicdanı birlikte harekete geçirmeyi hedefliyor.
Yaklaşık bir yıllık planlı ve koordineli bir çalışmanın ürünü olan eser; mühendislikten şehir ve bölge planlamaya, çevre bilimlerinden hukuka, kamu yönetiminden sağlık ve sosyal bilimlere kadar çok sayıda disiplinden akademisyenin katkısıyla hazırlandı. Çalışmanın temel amacı, depreme dirençli şehirler ile sürdürülebilir kentleşmeyi birbirinden kopuk alanlar olarak değil, aynı bütünün ayrılmaz parçaları olarak ele almak oldu.
Bilimsel bir kitap, toplumsal bir sorumluluk
Kitabın önsözünde TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker depremlerin yalnızca doğa olayı olarak ele alınamayacağını; bilimsel bilgiye rağmen alınmayan önlemlerin, afetleri felakete dönüştürdüğünü vurguluyor. Bu yaklaşım, eserin bütününe yayılan temel bir ilkeye işaret ediyor: Bilim üretmek kadar, bilimi karar süreçlerine yansıtmak da bir sorumluluktur.
Bu çerçevede kitap; yapı güvenliği ve mühendislik çözümleriyle sınırlı kalmayarak, mevcut mevzuatın güçlü ve zayıf yönlerini, kentsel dönüşüm uygulamalarında yaşanan sosyal ve hukuki sorunları, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji entegrasyonunu, suya duyarlı şehirler, atık yönetimi ve çevresel altyapıyı, halk sağlığı, ulaşım, gıda güvencesi, iklim değişikliği ve akıllı şehirler başlıklarını bütüncül ve disiplinler arası bir yaklaşımla ele alıyor.
6 Şubat’tan çıkarılamayan dersler
Eserde, 6 Şubat depremleri sonrasında tespit edilen hasar türleri, tekrar eden yapısal hatalar ve bu hataların toplumsal maliyetleri analizlerle ortaya konuluyor. Bilimsel verilerle desteklenen bu analizler, “neden aynı acıları tekrar yaşıyoruz?” sorusuna açık yanıtlar veriyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir akademik yayın değil; karar vericiler, yerel yönetimler ve uygulayıcılar için yol gösterici bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Eserin dikkat çeken bir diğer yönü ise depremin ahlaki etkisini göz ardı etmemesi. Deprem; yalnızca binalarda değil, adalet duygusunda, eşitliği ve kamusal sorumluluk anlayışında hasar yaratıyor. Güvenli konutun bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğu gerçeği; kitabın satır aralarında özellikle vurgulanıyor. Afet sonrası yeniden inşa süreçlerinin yalnızca teknik değil, etik bir mesele olduğu vurgulanıyor.
FlasHaber.com.tr