Özel ormandaki lüks villa inşaatları, hafriyat skandalı ve kurumların sessizliği
Beykoz Kaymakdonduran mevkiinde, özel orman alanı içinde yürütülen lüks villa inşaatları hızla devam ediyor. Kalyon İnşaat tarafından yapıldığı belirtilen bu projelerde imar mevzuatına aykırılık şüphesi, orman tahribatı ve kamu zararına yol açabilecek uygulamalar olduğu iddiaları aylardır gündemde.
Tüm bu süreç, ilgili kamu kurumlarının gözü önünde yaşanıyor. Defalarca haber yapılmasına, belgeler paylaşılmasına rağmen hiçbir kurumun etkin bir müdahalede bulunmaması, Beykoz kamuoyunda büyük tepki yaratıyor.

KAMU KURUMLARININ SESSİZLİĞİ: “DEVLET NEREDE?”
Vatandaşların yanıtını beklediği temel sorular şunlar:
Beykoz Kaymakamlığı neden harekete geçmiyor?
Beykoz Belediye Başkanı Özlem Vural Gürzel neden denetim adımı atmıyor?
Cumhuriyet Savcılığı, yapılan suç duyurularına rağmen neden bir yıldır ilerleme göstermedi?
Onlarca kamyon hafriyat, ormanın göbeğine gömülürken hiç mi tutanak tutulmadı?
Tüm bu suskunluk, kamuoyu nezdinde “Devlet burada aciz mi bırakılıyor?” sorusuna dönüşmüş durumda.

HAFRİYAT DOSYASINDAKİ KAYIP VE ŞÜPHELİ SÜREÇLER
Kaymakdonduran’daki inşaatlardan çıkan tonlarca hafriyatın:
Resmi döküm sahalarına götürülmediği,
Orman içine gömüldüğü,
Devletin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve devletin yüzlerce milyon gelir kaybına uğradığı, iddiaları daha önce Flashaber tarafından belgeleriyle gündeme taşınmıştı. O günün rakamlarıyla hesaplanan potansiyel kamu zararının yüz milyonlarca TL olduğu belirtilmişti.

SÜREÇTEKİ SİYASİ BAĞLANTILAR: SORULAR ÇOĞALIYOR
Kamuoyunda en çok tartışılan isimlerin başında, Beşiktaş belediyesinden 200 bin TL maaş aldığı ile medyada yer alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sevgi Kılıç ve ak Parti’den gelen amcası Beykoz CHP Belediye Meclis Üyesi olan amcası Süleyman Kılıç geliyor.
İddialara göre:
Kaymakdonduran’daki hafriyat süreçlerini Süleyman Kılıç’ın yürüttüğü,
Hafriyatın kaybolduğu / ormana gömüldüğü iddialarında aynı ismin adının geçmesi,
Siyasi bağlantıların bu dosyayı “koruma kalkanı” altına aldığı algısının güçlenmesi,
kamu tepkisini büyütüyor.

İBB VE ORMAN İDARESİ NEDEN HİÇBİR ŞEY YAPMADI?
Sürecin en çarpıcı kısmı şurası:
İBB Hafriyat Yönetim Sistemi neden alarm vermedi?
Süleyman kılıç binlerce sefer yapan kamyonlarının döküm fişleri nerede?
Elektronik takip sistemi neden harekete geçmedi?
Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü neden denetim yapmadı?
Ormanın içine gömülen hafriyat nasıl görünmedi?
Ağaç kesimleri, açılan yollar, dev çukurlar dere yatağı nasıl fark edilmedi?
Bu sessizlik, Beykoz halkının en sert tepkisini çeken konu hâline geldi.
AYNI İSİM ACARLAR BETON SANTRALİ İDDİALARINDA DA GEÇİYOR
Beykoz’da daha önce tartışılan Acarlar’a ait olduğu iddia edilen kaçak beton santrali dosyasında da benzer isimlerin gündeme gelmesi, kamuoyunda şu soruyu kuvvetlendirdi:
“Beykoz’da nerede bir kaçak–göçek iş varsa neden hep aynı isim Süleyman kılıç ortaya çıkıyor?”
Bu durum sadece imar skandalı değil; ilçedeki siyaset–ticaret ilişkilerinin şeffaflığı açısından da önemli bir soru işareti yaratıyor.
BEYKOZ HALKININ ÇAĞRISI:
SİYASİ KORUMALAR DEĞİL, HUKUK İŞLESİN**
Beykoz’un ormanları, kişilerin siyasi kariyerlerine, ticari ilişkilerine veya güç gösterilerine teslim edilemez.
Kamu malı tahribatı iddiaları ertelenemez.
Halkın talebi nettir:
Tüm hafriyat kayıtları incelensin,
İmar süreçleri şeffaflaştırılsın,
Siyasi bağlantılar değil, hukuk belirleyici olsun,
Kamu zararına yol açabilecek her ihtimal soruşturulsun.
BEYKOZ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA YAYIN YOLU İLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ
KONU:
Beykoz Kaymakdonduran mevkiinde özel orman alanında yürütülen inşaat ve hafriyat faaliyetlerinde kamu zararına yol açan uygulamalar, orman alanının tahribi, izinsiz hafriyat dökümü ve ilgili kamu kurumlarının görevlerini yerine getirip getirmediğinin tespiti talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
Kaymakdonduran mevkiinde özel orman alanı içerisinde bulunan inşaat alanlarından çıkan çok yüksek miktarda hafriyatın, mevzuata aykırı şekilde resmî döküm sahalarına götürülmediği, önemli bir kısmının orman içine döküldüğü veya gömüldüğü yönünde kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar bulunmaktadır.
Söz konusu hafriyat miktarının resmî döküm sahalarına taşınmaması nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve devletin yüzlerce milyon gelir kaybına uğradığı, ton başına alınması gereken ücretlerin alınmadığı yönünde şüphe oluşmuştur.
Bu süreçlerde, Beykoz Belediye Meclis Üyesi Süleyman Kılıç adlı kişinin hafriyat taşımalarında rol aldığı iddiaları kamuoyunda ve medyada sıkça gündeme gelmiştir.
Söz konusu iddia, tarafımızca bir suç isnadı niteliğinde olmayıp, açıklığa kavuşturulması gereken bir soruşturma ihtiyacıdır.
Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nün, orman içine yapıldığı iddia edilen hafriyat dökümleri, ağaç kesimleri ve arazi tahribatı konusunda herhangi bir tutanak düzenleyip düzenlemediği, denetim yapıp yapmadığı hususunun da incelenmesi gerekmektedir.
Bu kadar geniş çaplı hafriyat hareketinin, İBB Hafriyat Yönetim Sisteminde neden görünmediği, elektronik takip sistemlerinin neden alarm vermediği, döküm fişlerinin neden bulunmadığı hususları da kamu zararı açısından araştırılması gereken önemli konulardır.
TALEP
Belirtilen iddialar çerçevesinde;
Özel orman alanında yapılan çalışmaların imar, çevre, orman ve hafriyat mevzuatına uygun olup olmadığının,
Hafriyatın resmî döküm sahalarına taşınıp taşınmadığının,
İBB’nin gelir kaybı olup olmadığının,
Orman alanında tahribat bulunup bulunmadığının,
İlgili kamu görevlilerinin görevlerini ihmal edip etmediğinin,
Süreçlerde adı geçen tüm kişi ve kurumların rolünün, ayrıntılı şekilde araştırılması, delillerin toplanması ve kamu zararının varlığının tespiti halinde gereken işlemlerin yapılması için soruşturma açılmasını saygıyla talep ederiz.
FlasHaber.com.tr